|
:::DİĞER SAYFALARDAKİ YAZI VE FOTOĞRAFLAR:::
_______________________________________________
Taşköprülü Bir Şair: Bahri KARADUMAN
_______________________________
10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali 'nden İZLENİMLER.../ Ali ŞAHİN
_______________________________________________
10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali PANEL'inde Ali NAZLI'nın Yaptığı Konuşmanın Tam Metni
_______________________________________________
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)'in
İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları İçin Hazırladığı
100 TEMEL ESER
Listeler ve YANKILARI
________________________________________________
19.ULUSLARARASI TAŞKÖPRÜ KÜLTÜR VE SARIMSAK FESTİVALİ (01-04 Eylül 2005) Görüntüleri
_______________________________________________
GURBET YAVRUM'DAN MAVİ MASKEYE; SESSİZ BİR DAYANIŞMA'DAN KANAL BOYU'NA AYSEL ÖZAKIN/ ALİ ŞAHİN
_______________________________________________
Konu Denizli, Dekor Kastamonu'dan...
EĞRETİ GELİN (Atıf YILMAZ)
_______________________________________________
DEVREKANİ'den Oğuz ATAY
_______________________________________________
Yaşamı: Öykü ve roman yazarı (İnebolu; 12 Ekim 1934- İstanbul; 13 Aralık 1977; babası Cemil Atay 1892'de Devrekani'nin Etçiler köyünde doğmuş, Oğuz Atay ise babasının görev yeri olan İnebolu'da). 1939'da, ailesiyle Ankara'ya geldi.(...)
devam>>>>>
_______________________________________________
Devrekani Mustafa Kaya Şenlik YİBO
________________________________________________
Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBOLAR) ŞENLİK YİBO
________________________________________________
Yatılı bölge okulu öğrencileri, duyarlı öğretmenlerle güneşli bir geleceğe göz kırpmak istiyor
Anadolu'nun yatılı umutları
(Ebru TOKTAR, Cumhuriyet, 29 MART 1999 )
________________________________________________
:::DOSYALARIMIZ:::
_______________________________________________
Dosya: 5
________________________________________________
Yıl Yıl Ödüller "ÖDÜLLER" sayfamızda
Başlangıcından Bugüne Yunus Nadi Ödülleri
Başlangıcından Bugüne Sait Faik Hikâye Armağanı (50 Yılın 50 Öykü Kitabı)
Başlangıcından Bugüne Orhan Kemal Roman Ödülü
Başlangıcından Bugüne Altın Portakal'ın En İyileri
________________________________________________
Dosya: 4
2004'te EDEBİYATIMIZ
_______________________________________________
A. 2004'te Öykü Kitapları
B. 2004^te Romanlar
C. 2004'te Şiir Kitapları
_______________________________________________
Dosya: 2
"Başlangıcından Günümüze Türk Edebiyatı'nda
Roman Zamandizini Taslağı" / Ali ŞAHİN
_______________________________________________
Dosya: 1
"Başlangıcından Günümüze Türk Edebiyatı'nda
Öykü Kitapları Zamandizini Taslağı" / Ali ŞAHİN
_______________________________________________
2004'TE EDEBİYATIMIZ 1/ Ali ŞAHİN
2004'TE ÖYKÜ KİTAPLARI
_______________________________________________
2004'TE EDEBİYATIMIZ 2 / 2004'TE ROMAN
Ali ŞAHİN
_______________________________________________
2004'TE EDEBİYATIMIZ 3 / Ali ŞAHİN
2004'TE ŞİİR KİTAPLARI
________________________________________________
33. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE "BAŞI EĞİLMEYEN KADIN" SUAT DERVİŞ'İ ANARKEN / Ali ŞAHİN
______________________________________________________
"Gölgesi --Suat Derviş'e--
Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını;/ Bir kere eğemedim bu kadının başını(...)" (Nazım Hikmet)
devamı>>>>>
A. Ömer Türkeş, Aksaray'dan Bir Perihan
Behçet Çelik, Suat Derviş'in Romanları
Behçet Çelik, 60 Yıl Önce Politika ve Sanat
Çimen GÜNAY, Başını Eğmeyen Kadın: Suat Derviş
Suat Derviş'ten Bir Öykü: "Erkek Aşkı"
Sennur Sezer, Fosforlu Cevriye
Sennur Sezer, 'Eğemedim Bu Kadının Başını'
yazıları
______________________________________________________
ATATÜRK Üzerine:
________________________________________________
'Yıkın Heykellerimi' Şiir 'S. Apaydın'
İşte O Atatürk Şiir Tahsin SARAÇ
Atatürk'ten Son Mektup Şiir Halim YAĞCIOĞLU
Kurtuluş Savaşı Destanı'ndan Şiir Nazım Hikmet
Atatürk'ün Bütün Eserleri
15 CİLT TAMAMLANDI
Atatürk'ün Bütün Eserleri Yazı Bertan ONARAN
________________________________________________
80.YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK'ÜN
KASTAMONU VE İNEBOLU SÖYLEVLERİ (NUTUKLARI)
________________________________________________
Atatürk'ün Kastamonu Söylevi (30 Ağustos 1925)
Atatürk'ün İnebolu Söylevi (27 Ağustos 1925)
________________________________________________
" An geldi" Attila İlhan Öldü.
______________________
Attila İlhan (15 Haziran 1925, İzmir-11 Ekim 2005, İstanbul)
(Attila İLHAN Şiir Arşivi ve Hakkında Yazılanlar
______________________
...NETEKİM... ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ?... YANİ....
Önce bir kez TIKLAYINIZ...
Açılacak olan sayfada daha çooook tıklanacak sözcük var...
Sağdan bir tane soldan bir tane asalım dedik!
Kenan Evren'den gecikmeli itiraf: Dedik ki sağcı solcu yok! Mümkünse bir sağcı bir solcu, iki sağcı iki solcu... İkisini beraber yapalım. Sonra bize sağı tutuyor solu tutuyor demesinler. Onun için bir ondan bir ondan yapmak suretiyle infazları hemen onaylıyorduk
29.08.2005 Atatürk'ün Taşköprü'ye Gelişi'nin 80. Yıldönümü Kutlamalarından Görüntüler...
... diğer fotoğraflar için TIKLAYINIZ
20.ULUSLARARASI TAŞKÖPRÜ KÜLTÜR VE SARIMSAK FESTİVALİ - 2006
(... Biraz "Esin"... Biraz da "Ti"...)
Yeni Edebiyat (Blogcu) / Kasım '05
Yeni Edebiyat / Ocak '06
Yeniden Dergi (Turklog) / Ocak '06
Yeni Dergi / Ekim '05
Yeniden Edebiyat / Nisan '06
Yeniden Dergi / Kasım'05
Yedinci Sanat / Aralık '05
Taşköprü'nün Sesi / Temmuz '05
Taşköprü'den Esintiler / Ağustos '05
Taşköprü'den Bakış / Kasım '05
Şiirler & Şairler / Aralık '05
Sanat ve Toplum / Mayıs '06
SarıYazma-Rıfat Ilgaz Arşivi / Ocak '06
Öyküler & Öykücüler / Aralık '05
Öykü / Ocak '06
Kastamonu Net (Blogcu) / Aralık '05
Kastamonu Net / Eylül '05
KASTAMONU CUMOK ÇAĞRISI
7 Nisan 2006 / Cuma
14:30-18:00
"Kara günler yeniden gelip çattı"
Korkuya yer yok!..
Yılgınlık hiç gerekmez!..
Nihayetinde, Ulus Dağı'na çıkılacak!
Ve yine bir ateş yakılacak!.."
Konuğumuz,
ULUS DAĞINA DÜŞEN ATEŞ ,
58 GÜN , SİVİL ÖRÜMCEĞİN AĞINDA KİTAPLARININ YAZARI
MUSTAFA YILDIRIM
Konu: Büyük İşgal Planı ve Savaşım
Yer: A.Ü. Kastamonu Meslek Yüksek Okulu Konferans Salonu
İletişim:
0505 257 33 68
0536 683 32 89
0535 779 36 00
Yurttaşlarımızı ve Cumhuriyet Okurlarını katılmaya çağırıyoruz.
"Sen Gelmezsen Bir Eksiğiz"
Sezer, aydınlanma sürecinde öğretmenlere büyük görev düştüğünü söyledi:
______________________________________________________
Eğitim önce akla dayanır
_____________________________________________________
Atatürk'ün akılcı, bilimsel ve çağdaş eğitim ilkelerini yaşama geçirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, eğitimin dogmalarla değil, mantık ve sağduyuyla anlam kazandığını belirtti.
(...)
Öğretmenin eylem haftası
Eğitim-Sen üyeleri, sorunlarını gündeme getirmek için 24 Kasım'da İstanbul'dan Ankara'ya yürüyüş başlatacak.
(...)
TEBEŞİR BIRAKTILAR
Türk Eğitim-Sen üyeleri ise, öğretmenlerin ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi istemiyle Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü önünde ''tebeşir bırakma eylemi'' yaptı. Türk-Eğitim-Sen 3 No'lu Şube Başkanı Ertekin...
...devam >>>
KAPILAR..
İsmet Kemal KARADAYI
_______________________________________________________
Kapıları açık değilse umudun, insanda kol kanat kırılır, güç azalır. Bu durum topluma yansımışsa orada ''genel huzur'' bozulur...
Kuruluşlarıyla, devletiyle birlikte bir toplumun işleri iyi gitmiyorsa, kötü yol da giderek çoğalıyorsa, kötümserlik artar, umutsuzluk baş gösterir. Bu artış, bu baş gösteriş büyük üretimleri küçültür, toplumda büyük küçük dengesizlikler yaratır... İşte burada, iyilikçi, gerçek eleştiriler, öneriler olsun, bunları gözeten, bunlara bilimsel, nesnel bakan ve öyle uygulayan yönetimler olsun, düzeltici, düzenleyici, kurtarıcı olacaktır, olabilir... Şimdi, ülkemiz görünümlerine (bu kez büyüteç kullanmaksızın) şöyle bir bakalım:
....devam >>>
Yanlış Anlaşılmak
SEVGİ ÖZEL
______________________________________________________
Televizyonların çoğalmasıyla ''sanatçı'' patlaması yaşadık; bu sanatçılar hep göz önünde. Ara ara biri ötekine bir kanalda ağır bir söz söylüyor; öteki kanalda ''Yanlış anlaşıldım'' diye düzeltiyor. ''Yanlış anlaşılanlar'' ın başını ise politikacılar çekiyor; ''Şeyini şey ettim'' diyen bir politikacıyı yanlış mı anlıyoruz? Ya da ''Al ananı git!'' sözünün yanlış anlaşılacak neresi var?
Ne ki bu yanlış anlatma ya da anlaşılma...
devam >>>>>
______________________________________________________
TDK, Sözlük, CHP
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
________________________________________
Yeni Türk Dil Kurumu, kendisini eski TDK'nin kalıtçısı sayarak (CHP ve Atatürk' ün TDK üyeleri öyle düşünmüyor), o dönemin sözlüğünü kendince elden geçirmeye çalışıyor. Şu var ki, ''Türkçe Sözlük'' , eklemeler çıkarmalarla ve uygulanan yöntemle yeni bir kimlik ediniyor, yani artık eskisiyle pek ilgisi kalmıyor. Şimdi tek cilt olarak yayımladılar. Öncekinin yalnızca ''A'' harfinde dört yüze yakın pürüz vardı ve onları Cumhuriyet'te iki yazı, Çağdaş Türk Dili'nde de 44 sayfalık bir yazı ile göstermeye çalışmıştım. Bunun da yine ''A'' harfinde bulunan dil pürüzlerinden birkaçını bu kısa yazıya sığdırmayı deneyeceğim.
İncelikli bir davranışla ve ''Türkçeye emek veren değerli sözlükçümüz Ali Püsküllüoğlu' na en derin saygılarımla'' sunusuyla gönderdiği sözlüğün...
devam >>>
Köy Enstitüleri Kapatılmasaydı
Hazırlayan : Mehmet HEKİM
İlköğretim Müfettişi
______________________________________________________
Anadolu halkına eğitim eşitliği getiren bir güneş gibi aydınlatan Köy Enstitülerinin 64 . kuruluş yıldönümünü kutluyoruz hafta sonu.
Köy Enstitüleri olgusu,dünyada eşi benzeri olmayan,sadece bize özgü örnek bir eğitim girişimi , köy kalkınması deneyimidir . Köy Enstitüleri , toplumun dönem itibariyle sosyo - ekonomik yapısına uygun bir eğitim sistemiydi . Amaç eğitim kültür birikimini aktarmak kadar kültürel değişmeyi de amaçlamıştır .
1936 yılında Milli Eğitim Bakanı Saffet ARIKAN döneminde eğitmen kursları açılmış ; sonra açılan 4 köy öğretmen okulundan olumlu sonuçlar alınması üzerine , Hasan Ali YÜCEL'in Milli Eğitim Bakanlığı dönemimde 17 NİSAN 1940 yılında , 3803 sayılı yasa ile Köy Öğretmen Okulları , Köy Enstitülerine dönüştürülmüştür . Buradaki temel etken , tabii ki ülkenin köy gerçeğidir . Ders programları okur yazarlık ve tarıma yatkınlıkla paralellik taşıyordu . Köye atanan her öğretmene devlet bir ev , atölyesi bulunan okul binası , geçimine yetecek kadar toprak sağlıyordu . Öğretmenler bu toprağı öğrencileriyle birlikte işleyerek çevreye model oluyorlardı . İşin asıl önemli yanı öğretim yöntemleri "yaparak ve yaşayarak", "İş eğitimi" esasına dayanıyordu . Yani bugünkü eğitim sisteminde epeyce sıkıntısını çektiğimiz "ezberci eğitime" yer verilmiyordu . Köy Enstitülerinin bir başka ilginç yanı da "öğrencilerin yönetime katılması" ilkesi demokratik olarak katılımcılık sistemli olarak ilk kez bu okullarda uygulanmıştır . Adını sık sık duyduğumuz "Toplam Kalite" anlayışı yıllar önce uygulanmıştır.
Kendi okullarını kendileri yapan enstitüler , okullarını yönetiminde doğrudan söz sahibi oluyorlar , eskiden sığırtmaçlık yapmaktan başka şansları olmayan köy çocukları enstitü raflarını süsleyen dünya klasikleri ile buluşarak Balzac... Tolstoy'u Çehov'u okuyup , Kepirtepe'den , Cılavuz'dan , Kızılçullu'dan Savaştepe'den tüm Türkiye'ye bir IŞIK oluyorlardı .
Eğer Köy Enstitüleri kapatılmamış olsa idi ;
Okuma yazma bilmeyen çağdaş ilköğretim eğitiminden geçmemiş kimse kalmayacak ,eğitim problemlerimiz büyük ölçüde çözülecekti. Okuyan, düşünen, araştıran bir ulus olacaktık. Yetişmiş en yetenekli beyinler kendi ülkelerinde işe yaradıklarının farkına vararak, ülkelerinden ayrılmayacaklardı. Kısa yoldan emek vermeden kazanma köşe dönmenin en geçerli yol olduğunu kimse düşünmeyecek, üretmeyi, var etmeyi, başarmış insanlar ülkesi olacaktık. Ulusal gelir daha adilane bölüşülecek, dengeli kalkınma süreci başlamış olacaktı.
Köy Enstitülerine iki bakış ;
-Malatya Akçadağ Köy Enstitüsünde iklime uygun meyve ağaçlarının dikimine başlandı , 1940 yılından 1946 yılına kadar… Akçadağ Köy Enstitülerinin bu uğraşılarına o dönem küçümseyenler olmuştur . Şimdi görüyoruz ki Malatya'nın dağı taşı kayısı ormanına dönüşmüş, Malatya İli kayısı ile özdeşleşmiştir.
-Köy enstitülerinin ilk müdürlerinden RAUF İNAN öğrencilerin giysilerinden giyermiş. Bir gün Ankara tren garında yolcu beklerken bir hanımefendi çağırmış
-Yükçü efendi gelir misin aslanım ? Gitmiş.
-Taşı şunları !
Taşımış bıyık altından gülerek, çıkarıp para uzatmış hanımefendi. Rauf İnan almayınca:
-Al evladım yoksa az mı buldun?
-Hayır ben yükçü değilim Enstitü Müdürüyüm, ama size gönlümle yardım ettim demiş.
ADD MANİSA ŞUBESİ
http://www.addmanisa.org/koy_enst.htm
|